Ramazan programlarındaki tehlike!

Kadir Mısırlıoğlu_Beyaz tvTürk halkı olarak çok daha iyi kalitede bir tv akışını hakettiğimizi düşünüyorum. Ve bunu söylerken de sadece gündüz kuşağında sürekli dönüp duran yemek programlarını  ve eş bulma arayışında olanların katıldığı seviyesi gerçekten son derece düşük, eş bulmaktan uzak, sürekli bir kaos ve kargaşa ortamını tetikleyen evlenme programlarını kastetmiyorum bile!

Akşam saatlerinde hepimizin o ya da bu şekilde maruz bırakıldığı, “prime time”da gösterilen programlar benim şu anki hedefim. Evet, bizde kendi evimizde sürekli belgesel izliyoruz tabii (!) ama annemle birikte benim de farklı bir dünyayı görmem mümkün oldu.

Genel olarak talebin hangi yönde olduğu, ne olduğu beni inanın hiç ilgilendirmiyor. Çünkü ben artık, esasen, kendimiz talep etmediğimiz için bizi, buna layık görenler tarafından bu tarz programlara maruz bırakıldığımızı düşünüyorum. Bu artık, uyutulma, memlekette olan bitenden bizi haberdar etmemenin de ötesine geçti. Bence din, çok şeye alet edilmeye başlandı. Televizyon kanallarında aslında üzerinde konuştuğu konuyla uzaktan yakından hiç bilgisi olmayan insanların konuşmacı olduğu ya da gelen her türden soruyu yanıtladığı, cehalet dolu programlar izlettiriliyoruz.

Buna da yetkililerin, “izlemek istemiyorsanız kanal değiştirin” deme lüksü yok artık ne yazık ki! Zira evinde televizyon olan herkes bizim kadar bilgili değil. Bizim izlerken sanki bir komedi programı izliyor gibi kahkahalarla gülerek seyredip bakakaldıklarımız, başka insanların gayet ciddiye alarak izledikleri arasında yer alıyor.

İki programdan özellikle bahsedebilirim; zira son 10 gündür annemle birlikte zaman geçirdiğim için, onun izlediği programlar ya da zaplarken maruz kaldıklarım şahsen gülmenin ötesinde benim için aynı zamanda tüyler ürpertici.

Kadir Mısırlıoğlu kimdir?

İlk program, iki gün önce  şahsen denk gelip instagram hesabımdan  paylaştığım Kadir Mısırlıoğlu’nun BeyazTv’de katıldığı program. Öncelikle Mısırlıoğlu kimdir?? Sanırım tarihçi. Peki bu durumda hangi sıfatla, hangi eğitim ve diplomaya dayanarak çocuklar ve onların beslenmesine dair yorum yapabilmektedir? Bunun cevabını kim verebilir? Programın yapımcısı? Hangi sıfatla çıkıp da, milyonlar karşısında: “Mama ile beslenen bebek, ana-babaya itaatsiz olur!”diyebilecek cüreti gösterebilir!! Bu bana göre inanılmaz komik… Yalnız şunun altını özellikle çizmek gerek. Bu, BENİM İÇİN komik! Peki ya sütü yetmeyen, olmayan, çocuklarını emziremeyen anneler ne yapsın? Bu anneler içinde Kadir Mısırlıoğlu’nu ciddiye alan anne hiç mi yok?? Tabii ki var! Aynı programda bu şahıs, eski zamanlarda yaşamış, ın karısı çocuk doğuramayan bir adamdan da bahsediyor. Müslümanlık’ta birden fazla kadın eşe izin verildiği din değiştirip Müslüman olmuş bu adam! Bak seeeen!

Aynı programda ayrıca kadının erkeğe göre psikolojik ve fiziksel anlamda nasıl da zayıf olduğundan bahsettiğini de kendi kulaklarımla duydum! Bunun  sorumluluğunu nasıl alacak yetkililer? Kusura bakmayın ama bunlar alenen bir şarlatanlık; hatta bence suç! Aynı şahıs dünkü

Nihat Hatipoğlu_Sultanahmet Meydanı

Nihat Hatipoğlu_Sultanahmet Meydanı

programda da Shakespeare’in isminin aslında Şeyh Pir olduğunu ve kendisinin de Müslüman olduğunu savunuyor!!! Daha neler! İlgilenenler bu komik iddiayı şu linkten izleyebilir:

http://www.hurriyet.com.tr/misirliogluna-gore-shakespeare-degil-seyh-pir-40129742

Bugün sosyal medya sallandı bu komik açıklama yüzünden. Ama işte “bize göre”diyorum ya, kısıtlı bir kesim için komik. Ama herkes tarafından komik olduğu kabul eildecekse de ve ulusal kanallarda yayınlanıyorsa, insanların ciddiye almaması için komedi şov olarak yayınlanması lazım; lazım ki gülüp geçelim. Oysa ki değil!

Ramazan Programları

Bir diğer program ise daha önce de izlediğim, sürekli televizyonlarda boy gösteren, özellikle Ramazan aylarında yaptığı programlarda son derece fazla sayıda seveni olduğunun net bir şekilde görüldüğü Nihat Hatipoğlu. Sahur programı da yapan Nihat Bey, Ramazan’da yaptığı programlarını beş senedir Sultanahmet Meydanı’ndan canlı olarak yapıyor ve kendisini, Türkiye’nin dört bir yanından izlemeye gelenlerin sorularını cevaplıyor. Annem bu tarz programları çok sever. Bayılarak izler. Daha önceki yıllarda da bir başka kanalda iftar programı yapan Mustafa Karataş’a sorulan : Düğünlerde erkeklerle kadınların aynı yerde eğlenmesi sakıncalı mı? sorusuna “Evet,” şeklinde cevap verdiğini duymuş ama üzerinde durmamıştım. Demek ki durmak gerekiyormuş. Üzerinde durmaya durmaya görmezden geldiklerimiz daha da büyüyerek karşımıza çıkıyormuş demek.

Bir annenin, 7 yaşındaki çocuğuna ölümü nasıl anlatabileceğinden, arkadaşlarıyla yaptığı dini tartışmaların doğru olup olmadığına, annesinin arkadaşlarına hediye olarak yaptığı hayvan figürlerinin günah olup olmadığına kadar çeşitli soruların geldiği programda Nihat Hoca ne hikmetse, her konuda bilgi sahibi. Hepsine cevap veriyor. Her konuda, her şeyin en iyisini, en doğrusunu biliyor! Hiçbir soruya: “Ben bu konuda yeterince bilgili değilim.” “Ben pedagog değilim.” “Ben eğitimci değilim.”… dediğini falan duymadım!

Nihat Hatipoğlu_İftar programı

Nihat Hatipoğlu_İftar programı

Ramazan programlarına yaş sınırı getirilsin!

Bu programda özellikle, büyüklerin sormak istemediğini düşündüğüm soruları, çocuklarına sordurmaları beni çok rahatsız edip düşündürüyor! Bu program dinle ilgili gibi gözüktüğü için mi yaş sınırlaması yok! Bebek demeden, çocuk demeden, her yaştan herkes dinleyici. Kafalarına da Nihat Hatipoğlu yazan eşarplar çakıyorlar bir de küçücük küçücük çocuklar! Soruları bile soran, Nihat Hocayla muhattap olanlar onlar! Nasıl bir vurdumduymazlık bu!

Dün akşam annem programı izlerken minik bir erkek çocuğun sesini duydum. Sonra da “öpüşme” kelimesini… Koşa koşa gittim içeri. Çocuk Nihat Hoca’sına ilerde oyuncu olup olmamayı, bunun günah olup olmadığını soruyordu. Ben aceleyle koştuğum için telefonumu almamışım, dolayısıyla çekim yapamadım ama bugün aynı söyleşiyi youtube’dan buldum. Dilerseniz şu linkten tamamını izleyebilir, ya da isterseniz tam da 17. dakikadan itibaren izleyebilir, benim bu anlattığım kısmı görebilirsiniz. Link bu: https://www.youtube.com/watch?v=8qTrJxaKsj8

Hoca alenen, oyuncu olmasının sorun olmayabileceğini ama oyuncu olmaktansa doktor, mühendis, HOCA, öğretmen olmasını falan salık veriyor. Algıya bakar mısınız? İnanılır gibi değil. Sonrasında çocuk “Öpüşmesem olur mu?” diye soruyor ve Nihat Hoca iyice saçmalıyor. 10 yaşlarındaki bu çocuğa diyor ki: “En saf, en temiz sizlersiniz. En iyiyi siz bilirsiniz. Sen söyle bakalım ailenin yanında böyle şeyler yapılması doğru mu?” Çocuk ne diyor tabii cevap olarak. “Hayır!” Eh, kocaman bir alkış kopuyor çocuğa. Doğru cevabı verdiği için. Bu mudur? Bu mudur yani? Bu nasıl çirkin ve yanlış bir programdır!

Hangi pedagog’a bu şekilde cevap vermek için danışılmıştır? Bu soruyu ve cevabı kaç ebeveyn hatta kaç çocuk izlemiştir acaba?!? Bu çocuklar düşünmezler mi öpüşmek çok kötü bir şey diye! Öpüşmek için bunu düşünen bu  çocukların cinsel hayatları ileride ne olur! İnsanların kendi dini ve kişisel fikirlerini bu şekilde paylaşmaları ne kadar yanlıştır kimse düşünmüyor mu?

Nihat Hatipoğlu_ramazan programı

Nihat Hatipoğlu_ramazan programı

Daha geçenlerde blogumda yazdığım “Çocuklarımızla Cinsellik Hakkında Nasıl Konuşalım?” kitabının anlatımında ekranda öpüşen çiftleri görünce “İğrenç,..” demek ya da büyük tepkilerle hemen kanal değiştirmenin çocuklar üzerindeki etkisini! Peki ya bu! (Dileyenler ilgili yazıma: bu linkten ulaşabilirler)

Lütfen, rica ediyorum en kısa sürede ekran temizliği yapılsın! Çocuklar bu tarz şeyler izlemesin; değil hocalara soru sorup muhatap olmak, seyirci olarak bile bu tarz programlara kabul edilmesinler. Ekranda yaş sınırlaması olsun; hatta mümkünse tamamen yayından kaldırılsın!

Lütfen!…

Zararın neresinden dönülse kârdır!

Leave A Comment