Özgür Bolat – Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir? Semineri

Özgür Bolat_Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir

Özgür Bolat_Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir

Birkaç hafta önce Happynest ’te, Özgür Bolat’ın “Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir?” seminerine katıldım. Öncelikle kendisinin bir eğitim bilimci olduğu için, bu tür konularda seminer verebilmek için ebeveyn olması gerekmediğini, çocuk yetiştirme modelini anlattığını belirttiğini söylemek isterim :)

Kendisini yaklaşık 3 yıl önce yine başka bir seminerde dinlemiştim. Seminer başlangıçları ikisinde de aynıydı. Bir tarafta dedesi ve anneannesinin köyde çekildiğini düşündüren yanyana çekilmiş bir fotoğrafı, diğer tarafta ise takım elbiseli, iyi bir pozisyonda yönetici olduğu fotoğraftan bile belli olan arkadaşı Güvenç Bey’in fotoğrafı. Soru, hangisinin daha mutlu olduğunu tahmin edip edemeyeceğimizdi. Cevap da soru kadar basitti aslında. Anneanne ve dede. Onlarınki iç kaynaklı bir mutluluktu, üst düzey yönetici pozisyonundaki arkadaşınınki ise dış kaynaklı. Yani onun mutluluğu bir şeyleri başardığında oluşuyordu. Mesela başarı, statü, para ve mevki… Ulaşıldığında bir süreliğine mutlu eden ama sonra yine o mutluluğu elde edebilmek için farklı bir amaç aramaya başlamayı beraberinde getiren… Oysa anneanne ve dedede durum bundan çok farklıydı. Kişilik, ilişkiler, değerler,

Özgür Bolat_Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir

Özgür Bolat_Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir

prensipler onları mutlu eden şeylerdi. Yani başarması gereken bir durum ve bu durumdan sonra elde edilen herhangi bir mutluluk sözkonusu değildi.

Mutluluğu dış kaynaklarda bulanlar eğer bu şekilde kendilerini mutlu edemezlerse bu eksikliklerini bağımlılıklarla doldurduklarının da özellikle altını çizmeliyim.

İnsanlara en mutlu oldukları anlar sorulmuş: İlk 10 sıra en çoktan en aza doğru şu şekilde: Seks, sosyalleşme, dinlenme, din/meditasyon, yemek yeme, egzersiz, tv, yemek yapma, sohbet ve çocuk. Bunların ilk baştaki ve en sondaki olanı üremeyle ilgili… Diğerleri hep hayatta kalma… Peki ya sosyalleşme ve sohbet? İşte onlar da kabul görme ile ilgili. İnsanların hepsinin kabul görme ihtiyacında olduğunu belirtiyor Özgür Bey. Ve grup içinde yaşadıkça beynin büyüdüğünü… Evli insanlar, en az bir kişi tarafından kabul gördüğü için bekar insanlardan daha mutluymuş mesela. Kabul görme ihtiyacı içinde olan kişilerden bazıları ise insanları mutlu ettiği sürece kabul gördüğünden hayır diyemiyormuş.

Asch Deneyi çubukları1951 yılında yapılan Asch deneyinde tek bir kişi haricinde herkes aslında deneyi yapan kişilerle birlikte. Yani sadece bir denek var. Deneklere sol karttaki çizginin diğer karttaki çizgilerden hangisine benzediği sorulmuştu. Deneyin amacı gerçek deneğin davranışlarının diğer deneklerden ne derece etkilendiğini bulmaktı. Sırayla cevap vermeleri istenmiş, gerçek deneğe ise sıra en son gelmişti. Sıra ona gelene kadar denek diğer katılımcıların cevaplarını duymaktaydı. İlk birkaç denemede tüm denekler doğru cevap vermiş, fakat daha sonra gerçek denek dışındaki katılımcılar hep birlikte yanlış cevaplar vermeye başladığında gerçek deneğin cevabı da %32 oranında, grubun yanlış da olsa söylediği cevaba katılmak şeklinde olmuştur. Yani subjektif realite, objektif realiteden daha önemli olmuştur.

Özgür Bolat dedi ki: İnsanların en üzüntülü anları ilişki kayıpları, en mutlu oldukları anlar ise kabul gördükleri anlardır.

Çocukların bazıları, aileleri kendilerini izlemeye geldiğinde mutlu olup rahat bir performans sergilerken, diğer bir kısmı ise bu durumda sıkıntı duyup iyi performans gösterememektedir. Buradan çocukların ailelerinin bir kısmında destek, diğerinde ise yargı mekanizmasının çalıştığını söylemek yanlış olmaz.

Özgür Bey’in genel olarak seminerde söylediklerinin hepsini not almaya çalıştım ama özellikle belirtmek istediklerimi şu şekilde sıralayabilirim sanırım:

Çocukların sorumlulukları için onlara teşekkür edilmemelidir. Çünkü bu durumda o işi sorumlulukları arasında kabul etmeyip bunu, ebeveyni için yaptığını sanabilir.

Çöp atmanın ayıp olduğunu söylemek yerine kendisini çöp atma, biz çevreye değer veren bir aileyiz şeklinde uyarmak daha doğru olacaktır.

TV izleme saatle değil, programla sınırlı olmalıdır.

Çocukları kitap okumaya teşvik edebilmek için birlikte kitap okuma etkinlikleri düzenlenebilir. Çocuk kitap okuyorsa ona aferin demek yerine ne okuduğu, beğenip beğenmediği şeklinde sorular sormak daha faydalı olacaktır.

Çocuklara ileride ne olmak istedikleri değil, ne yapmak istedikleri sorulmalıdır.

Özgür Bolat_Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir

Özgür Bolat_Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir

Çocuk size yardım edip masayı topladığında “Ahmet bak, Ayşe masayı “ne güzel” topladı!” dememeli, sadece masayı topladığı belirtilmelidir. Masayı “nasıl topladığı” altını çizilmesi gereken bir durum değildir.

Bir resim çizen çocuğumuzun yaptığı resme direkt “Aferin, çok güzel olmuş,” demek yerine “Anlat bakalım, ne çizdin?” diye sorabilir, ya da çizdiklerini “mor çiçekler yapmışsın, tüm sayfayı doldurmuşsun, şu şu şu şekilleri şu şekilde çizmişsin…”şeklinde yaptığı resme dikkatlice bakıp gördüklerimizi anlatmak çok daha doğru olacaktır.

Çocukluklarında güvensiz bağlanma olan anneler çocuklarının gözlerinin içine bakamazlar. Ayrıca sevilmeyen bir kişiye gerçek sevgi verilmesi, yani çocuğun karşılıksız sevgisi o kişide kaygı yaratır.

İnsanın en temel ihtiyacı güvenlik, bu ihtiyacı sağlayan en önemli şey ise sevgidir. Değersizlik duygusu olan bir kişi kendisine değer veren biriyle değil de değer vermeyen biriyle birlikte olarak tutarlı olarak yaşamaya devam etmeyi tercih eder. Çünkü önemli olan kendisine değer veren biriyle mutlu olmak değil, kendisini güvende hissetmesidir.  Kendine değer veren bir kişiyle birlikte olan insan değersizliğinin keşfedilmesinden korkar ve ve karşısındakine yaklaşıp samimiyet kuramaz.

Sürekli ceza alan bir çocuk da kendisine söylenenlerle, özbenlik algısıyla tutarlı davranmak için sürekli şımarıklık yapar ve ceza almaya çalışır.

Çoğu evde özellikle anne-babayı rahatlatıcı kurallar koyulmakta, bu kuralların çoğunun çocuklar için anlamsız kurallar olduğunun da ayrıca altını çizmem gerekir.

Seminerde Özgür Bey interaktif şekilde bizim sorularımızı da cevaplayınca aslında anlatmak istediklerinin tümünü anlatamamış olsa da, genel olarak sorularımızla uzattırdığımız bu seminer benim için oldukça faydalıydı. Çok sevdiğim Happynest ‘e davet ettikleri teşekkür ederim.

 

 

Leave A Comment