Dünya Nasıl Yönetilir_André de Guillaume

 

Sanırım taktım son günlerde Resif Yayıncılık’tan çıkan kitaplara.

Arka sayfalarını okuyup içlerini karıştırınca iki kitaplarını birden almış, okur okumaz da bir tanesini daha geçen gün yazmıştım yine burda. Babamın Ettiği B*ktan Laflar. Belki hatırlarsınız.

Bahsedeceğim bu kitap ise “Dünya Nasıl Yönetilir?” ismini taşıyor. André de Guillaume’un hevesli diktatörler için yazdığı bir el kitabı. Ciddiyim; bu konuda yazılmış yegâne el kitabı olsa gerek. Diyelim ki diktatör olmak istiyorsunuz ama bunu nasıl yapabileceğinize dair en ufak bir fikriniz yok. İşte size darbenizin planınızın detaylarından nasıl giyinmeniz gerektiğine, iktidarda kalmanız için tavsiyelerden halkı nasıl uyutabileceğinize kadar eşsiz tüyolar sunan bir kitap. Belki inanmazsınız ama halefinizi nasıl seçebileceğiniz ve emekliliğinize dair aklınıza takılanların cevaplarını bile bulabilirsiniz bu kitapta.

Aslında sadece darbe planlayanlar için değil bu kitap bence. Darbeye maruz kalanlar için de bir uyanış kitabı; yani ben öyle düşünüyorum. Okudukça yüzünüze, “güleriz ağlanacak halimize” gülümsemelerinden yerleştiren bu kitap, aslında günümüzde ne denli uyutmalara, yasaklara, sindirmelere maruz kaldığımızı gözler önüne seriyor.

Hele şu an içinde bulunduğumuz seçim arifesinde yapılanların kitaptakilerle ne kadar örtüştüğünü gördüğünüzde şaşırmamanız, daha doğrusu dehşete düşmemeniz mümkün değil. “Çıraklık” döneminin bile anlatıldığı, yasaklardan bahsedildiği, medyanın gücünü nasıl kullanabileceğinizin gösterildiği,hiç durmadan aralıksız şekilde daha fazla güç elde etme hırsının ancak ölünce sona ereceğinin altının çizildiği bu kitapta, içinde bulunduğumuz dönemin iktidar oyunlarına sizin için ışık tutulduğunu söylemek mümkün.

Bu arada Julius Sezar’dan Lenin’e, Napolyon Bonapart’tan Hitler’e  kadar birçok liderin de farklı özellikleriyle ele alındığını belirtmekte fayda var. Hatta son günlerde gündemimizi meşgul eden hangi ailelere danışmanlık verdiğini merak ettiğimiz “aile danışmanı” Sibel Üresin’in yasal hale gelmesini savunduğu çokeşliliğe benzer bir düşünceye de rastlamak mümkün. Konu metresler. Kitapta, -erkek diktatörler için- karınız size varis verdiği sürece ve yaptıklarınız da fazla duyulmadıkça sahip olabileceğiniz metres sayısında bir sınırlama olmayacağının altı çiziliyor.

Ancak “Güce sahip olmayanlar gücün paylaşılması gerektiğini düşünür” diyor André de Guillaume.

Aslında bazı alıntılar yaparsam, kitap kendi kendini daha güzel anlatır sanırım:

*Sıradan bir insanda paranoya ilaç tedavisi gerektiren bir akıl hastalığıdır. Bir liderde ise akıl sağlığının yerinde olduğunun göstergesidir.

*Halk eğer tahrik edilirse büyük bir tehlike teşkil edebilir. Neyse ki ayaklanmalarını önleyip sessiz durmalarını sağlamak çok da zor değildir. Televizyon ve spor bunun için yeterlidir. Hatta televizyonda sporun bir rakibi daha yoktur.

*Eğer hakkınızda olumsuz bir haber çıkmışsa en etkili taktik haberi hemen unutturmak, ortaya dikkat çekici başka bir şey atmaktır.

*İnsanların rakibinize sırtını dönmesini sağlayacak dört şey vardır: Yolsuzluk, zalimlik, adaletsizlik ve yetersizlik. Bunların içinde en affedilmez olanı yetersizliktir çünkü yolsuzluk, zalimlik ve adaletsizlik bir ölçüde de olsa bir hükümetten beklenecek şeylerdir.

Demokrasinin bir sürü şey yaparak hiçbir şey elde edememe sanatı olduğunu farkettiğimiz, gerçek güce sahip olmanın uzlaşma ve muhalefet korkusu olmadan siyaha beyaz diyebilmek olduğunu öğrendiğimiz kitabın çevirmeni Cem Demirkan. Rahatlıkla okunup bitirilebilen, stand-up yapanlardan beklenilen “güldürürken düşündürme” misyonunu da sırtlanmış bir kitap.

Bir şeyle okumayınca kendinizi suçlu hissediyor ama şu sıralar okurken beni de yormayacak bir kitap arıyorum düşüncesindeyseniz, “Dünya Nasıl Yönetilir?” tam size göre olabilir. Bu arada kitapta söylenilen süper bir cümlenin de altını çizmem gerekir. “Çocuklar en büyük diktatörlerdir -her şey onların istediği şekilde olur”.  Bu mudur? Budur.

Önemli Not 1: Twitter’dan edindiğim tecrübelere dayanarak, burada yazdıklarıma ciddi ciddi inanıp kitabı boykot edebilecek insanlar olduğunu biliyorum. O yüzden kitapta yazılanların ironiden öteye gitmediğini belirtmeyi borç bilirim.

Önemli Not 2 : İnternet sitelerinin birer birer kapatıldığı günümüzde “Dünya nasıl Yönetilir?” isimli bir kitabı sadece tanıtmış olmakla başıma iş açmış olabilirim. Bir daha görüşemezsek, kalın sağlıcakla…


paylaşmak için şunları kullanabilirsin :