Babamın Ettiği B*ktan Laflar_Justin Halpern

Canınız mı sıkkın? Bugün pazartesi diye sendromlardan sendrom mu beğeniyorsunuz, yoksa hâlâ yüzünü tam olarak göstermeyen güneşe mi kızgınlığınız? Gelen telefon mu canınızı sıktı? Yapacağınız sunum mu size geriyor? Yüzünüzü güldürecek bir şeyler olsaydı keşke… Güzel olmaz mıydı?

Toplum içinde kitap okurken okuduklarına yüksek sesle gülüp delirme belirtileri göstermem, 2000 yılında Helen Fielding’in Bridget Jones’un Günlükleri’ni okurken başıma gelmişti en son. Onbir yıl sonra attığım kahkahalar dolayısıyla karşılaştığım ilginç bakışlara alışkınım o yüzden. Demem o ki, Resif Kitap’tan çıkan Justin Halpern imzalı Babamın Ettiği B*ktan Laflar kitabını işe giderken çantanıza atarsanız işe gittiğinizi bile farketmeyerek kendinizi gülümserken hatta belki kahkaha atarken bulmanız mümkün.

Justin, yirmisekiz yaşında Los Angeles’ta, San Diego’daki kız arkadaşından uzak yaşarken, freelance bir iş imkanına balıklama atlayarak onun yanına taşınarak birlikte yaşamaya başlayabilecelerini düşünür. Oysa hatun kişinin aynı düşüncede olmaması ve kendisinin de evsahibine evden ayrılacağını çoktan bildirmiş olması, o yaşta tekrar babaevine dönmesi anlamına gelmektedir. Kız arkadaş, hiç beklemediği anda onu kapının önüne koymuştur.

Justin’in hayatını değiştiren ve kitap yazım aşamalarına getiren ilk adım babasının, köpeğin bahçeyi pislemesine dair söylediği cümleyi chat programında durum cümlesi olarak kullanması ve daha sonra bunu, onun başka bir sözü ile güncellemesi. En önemli nokta ise arkadaşının, babasının söylediklerini yazacağı bir twitter hesabı açması önerisinde bulunması.

Justin bu öneriye sıcak bakmasaydı şu anda neler yapıyor olurdu hiçbir fikrimiz olmazdı sanırım. Oysa o, bu öneri üzerine “ShitMyDadSays” ismiyle bir twitter hesabı oluşturur ve her şey değişir. Evet, yanlış okumadınız. Twitter’da hesap açmasıyla… İlk başlarda takipçileri sadece onu tanıyanlardan oluşsa da gün geçtikçe babasının söylediği komik -aslında bana göre bir o kadar da düşündürücü- sözlerini beğenen binlerce takipçisi olur. Hatta ( http://twitter.com/shitmydadsays ) hesabından da görebileceğiniz üzere şu anda iki milyonu aşkın takipçisi var. Yani, twitter fenomeni olmaya çalışan, tivitleri başkaları tarafından kopyala+yapıştır tekniğiyle kullanıldı diye kızanların haklı gerekçeleri var gördüğünüz üzere. Twitter’da hesabınız varsa, her an birilerinin sizi keşfetmesi mümkün!

Babamın Ettiği B*ktan Laflar’a dair özellikle altını çizmem gereken iki nokta var. Bunlardan birincisi eğlenceli olduğu kadar inanılmaz kolay da okunabilen bir kitap olduğu. Birkaç saatte bitirivermemeniz mümkün değil. İkinci nokta ise, kitabın çevirisini yapan Anıl Bilge’nin başarısı. O kadar güzel bir çeviri ki, şapka çıkartmamak mümkün değil.

Babayla yaşanılan beş-altı sayfalık hikayelerin anlatıldığı kitapta, genel olarak belirli konularda onun ettiği muhteşem sözler var. Bu arada baba, hemen her konuda küfredecek bir şey bulsa da davranışlarından, oğluna ve tüm ailesine verdiği değeri anlamamak mümkün değil. Ayrıca çocuğunun kendi ayakları üzerinde durabilmesini teşvik edecek en kaliteli ve en doğru sözcükleri seçemiyor gözükse de şahsen ben, benim diyen ebeveynlere taş çıkartacak bir performansı olduğunu düşünüyorum. Kitabı okurken aslında çok doğru yönlendirmelerde bulunduğuna da şaşırarak tanık olacaksınız bence.

İşte sizin için kitaptan seçtiğim tadımlık birkaç alıntı:

Anaokulundaki İlk Günüm Hakkında
“Çok mu zor geldi? Eğer anaokulu götünü tutuşturduysa, sana hayatın geri kalanı hakkında kötü haberlerim var.”

Ağlamak Hakkında
“Ağlayıp durmanla ilgili bir sorunum yok. Benim tek derdim demin burnundan fırlayan sümük. Nereye gitti o? Ellerinde mi yoksa tişörtünde mi? Ah Tanrım, tekrar ağlamaya başlama.”

Su Kaydırakları Hakkında
“Sen buyur, önden git. Bir tüpün içinden onbir yaşındaki piçlerin sidiğiyle dolu bir havuza fırlatılmak hiç ilgimi çekmiyor.”

Düzenli Duş Almak Hakkında
“Artık onbir yaşındasın ve her gün duş almak zorundasın. Sevip sevmemen sikimde değil. İnsanlar kokan dallamalardan nefret eder. Kokan bir dallama benim oğlum olamaz.”

Diğer Çocuklarla Oynamak Hakkında
“Bana bak, annesinin çenesi düşük diye o şişko çocukla oynamak istemediğini biliyorum ama kadının bir cadı olması çocuğun suçu değil ki. Ona daha iyi davran.”

Matematikte Beceriksiz Olduğunu Söyleyen Öğretmeni Hakkında
“Dürüst olalım. Sen Einstein değilsin. Ama o öğretmen gibi pisliklerin sana kendini aptal hissettirmesine asla izin verme. Sen akıllı bir çocuksun ve iyi olduğun başka bir sürü şey var. Bunu biliyorsun, değil mi?”


paylaşmak için şunları kullanabilirsin :