Hayat ve Hüzün_Ayşe Kulin

Severim ben Ayşe Kulin’i. Okumaya başlamadan önce Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerine şahitlik eden ailesinin hayatını anlattığı kitapları Veda ve Umut’un devamı niteliğinde olduğunu öğrendiğim, yaşamını 1941’den 1964’e kadar Hayat, 1964’den 1983’e kadar da Hüzün olarak ikiye ayıran Ayşe Kulin, başarılı iki kitaba daha atmış imzasını.

Hayatının, doğumundan ilk evliliğinin bitimine kadarki bölümüne ayırdığı ilk kitap daha çok ailesi, okulu ve arkadaşları üçgeninde geçiyor. Tabii içinde bulundukları politik ve siyasal ortama da değinmeden geçmiyor her zaman yaptığı gibi. Babası çok zengin olmasa ve hayatının ilerki dönemlerinde oldukça zorlukla mücadele etmek zorunda kalmış olsa da bayağı rahat ve güzel bir çocukluk geçirmiş Ayşe Kulin. Anne-babasının baskıcı olmasından duyduğu rahatsızlık bir nev’i çok erken yaşta (18) evlenerek hata yapmış olmasına sebep olsa da, yaşadıklarından çok şey öğrenmiş. Hayatının –daha doğrusu ikisi de aldatılmayla biten iki evliliğinin- kendisine en güzel getirisi her evliliğinden de ikişer erkek çocuk sahibi olmuş olması. Çok genç yaşta anne olmuş ve ilk eşinden boşanma aşamasında çok büyük sıkıntılar çekmiş ünlü yazarımız.

Kendisini yıllar önce çalışıyor olduğum bankanın düzenlediği sohbetlerde dinlediğimde de “hüzün bakışlı” olduğunu düşünmüştüm. Bu hüzün eskilerden, yaşanmışlıklarından kaynaklanıyormuş demek ki. Kitap kapaklarında da aynı bakışı görmek mümkün. (“Hayat” kitabının yeni basımında farklı bir foto kullanmışlar gerçi; benimki ilk basımından)

İkinci kitapta ise daha çok ikinci evliliğinden ve geçirdiği zor zamanlardan bahsetmiş. Babasının “Hayat” kitabından beri hastanede olduğu günler ise, Hüzün’ün sonlarında oldukça yoğunluk kazanıyor ve zaten hayatının ele aldığı bölümleri babasının ölümüyle bitiyor; 1983’de. Babasının ölümünden sonra kendisinin artık eski Ayşe olmadığından bahsetmiş kitabının bitimindeki son sözde.

Her iki kitaptaki fotoğraflar ayrıca görülmeye değer.

Akıcı ve Türkçe’ye hakim diliyle oldukça güzel iki kitap yazan Ayşe Kulin’in, her ne kadar zor bir hayat geçirmiş olsa da, hayatını ünlü bir yazar olduktan sonra kaleme almış ve belki de kendisine yakın çoğu insanın bile bilmediklerini cesaretle yazmış olması beni şaşırttı. Çocuklarının babalarıyla ilgili tespitleri ve kendilerine dair detayları okurken sıkılmış olabilecekleri düşüncesindeyim ve pek tabii buna neden gerek duymuş olabileceğine dair de epey kafa patlattım kitapları okurken. Buna iki cevap buldum.

Birincisi, babasını onore etmek, hayatındaki önemine değinmek.

İkincisi de yaptıklarını ve sebep olduklarını gözler önüne sererek eski eşlerinden, özellikle de birincisinden intikam almak. Zira Ayşe Kulin’in ve çocuklarının oldukça zor dönemler geçirmesine sebep olmuş ve sanırım Ayşe Kulin kendisinin bunu hakettiğini düşünüyor.

İyisi mi siz bu kitapları okuyun ve beğenip beğenmediğinize kendiniz karar verin, ne dersiniz…

İyi okumalar,


paylaşmak için şunları kullanabilirsin :