Huysuz Şirin

Mutsuz insan kaynıyor şirketler.

Ofis, paraya çok ihtiyacı olduğu için sevmediği bir işyerinde, nefret ettiği bir pozisyonda çalışan, bunun acısını da etrafındakilerden çıkartan suratı asıklarla dolu.

Sabah şirkete adım attığı anda başlar onun sızlanmaları. Ya uykusunu alamamış, ya da kahve içecek vakit bulamamıştır… Aynı yoldan gelmiş bile olsanız, o yoldayken trafik daha bir berbat olur nedense. Kahvaltıya yetişememiştir mesela.  Asık suratına bahane bulmakta hiç zorlanmaz.

Senelerdir aynı şirkette çalışıyordur. Kim, kaç senedir orada, kiminle ne zaman nerde ne yaparken görülmüş hepsini bilir. Kendisini geliştirmemiştir. Her gün yaptığı işten bile pek anlamaz; ezbere yapar. Zeka seviyesinin çok yüksek olmasını beklemek hata olur. Yıllardır aynı pozisyonda çalışıyordur ve hiçbir zaman tuttuğunu kopardığı, bir işin altından da ortadan hallice bir kabiliyet/başarıyla kalktığı görülmemiştir ama nedense hep daha iyisine layıktır. Başkaları terfi ederken o yerinde sayar ama yüksek notları kendisi hakeden, zayıf aldığındaysa suçu öğretmenine atan çocuk gibidir; suçlu her zaman müdürüdür. Bir türlü terfi ettirmemiştir onu.

Odur özel hayatında hep mutsuz olan. Kocası/karısı, kayınvalidesi ile problemler yaşıyordur. Çocuğunu kreşe bırakması, kreşten alması gereken de, çocuğu sürekli hastalanan da odur. Eve temizliğe gelen kadınla da problemler yaşar, kapı komşusuyla da. Her zaman telefondadır özel görüşmeleri için. Öyle kısık sesle konuşur ki, konuşup konuşmadığını bile anlamaz, telepatik gücü olduğundan şüphe edersiniz.

Onun maaşı hep en düşüktür. Terfi edenlerin terfilerinin sebebi de çalışmaları değildir; altında bir bityeniği arar ve mutlaka bulur. Her projeden şikayetçi olup her telefon konuşmasında birilerini çekiştirir. Ofiste gülümsediğini gören azdır.

Farklı bir işyerine geçmeyi, iş değiştirmeyi düşünemez bile. Zira hiçbir işyeri onu, bulunduğundan çok daha iyi bir pozisyonda değerlendirmeyecektir. Treni çoktan kaçırmıştır. Terfi edememiş, işe giren zehir gibi yeni mezunlar arasında ezilip kaybolmuştur.

Onun dertleri hep büyüktür.

Odur hep acı çeken… Huysuz Şirin gibi ofiste gezinen.

Ve o Huysuz Şirin’dir en yakınınızdaki masada oturup gününüzü zehreden.

Leave A Comment