Çocuğunuza 3 Günde Bezi Bıraktırabilmeniz Mümkün! – 1.Yazı

SamsungS3 015Başlığı okuyup da elimde sihirli değnek falan var zannetmeyin lütfen :o) Geçtiğimiz Çarşamba gününden beri benim 26 aylık ikizlerim #duruzgar ‘ın “tuvalet eğitimi”ne başladığımı bilenler vardır. Aslında bence bu aşama “tuvalet eğitimi” değil, çocuğunuzun (benim durumumda çocuklarınızın) tuvalete çiş/kaka yapmaya hazır olup olmadığını, bezleriyle yaşamaya devam etmeyi tercih edip etmediklerini anlamak ;o) Çünkü bugünleri başarıyla atlatmış ya da geçirmekte olanlar çok iyi bilirler ki, siz isterseniz totonuzu yırtın, ağzınızla kuş tutun, ister ödül verin ister bizim zamanımızdaki yöntemle “poponu yakarım” deyin, o çocuk nuh diyor peygamber demiyor, klozete oturmak istemiyorsa oturmuyor arkadaş. Son söz, “çoğu konuda” olduğu gibi yine ve yeniden onların! Bunu kabullensek iyi ederiz bence ;o)

Benim durumumda iki ayrı “case” var, ikisi de birbirinden apayrı durumlar. “Case Duru” ve “Case Rüzgar”. Zaten normalde kardeşlerin hiçbirinin huyunun suyunun benzediğini duymadım ben, herkesin de tahmin ettiği gibi dünyada annelerinin karnını bile paylaşan, hayatta ilk birbirlerini tanıyan ikizlerde de durum aynı. Yani iki nev-i şahsına münhasır arkadaştan bahsediyoruz burda. Dolayısıyla biri hazırdı bu duruma, diğeri değil. Ve hazır olan kuzum Duru, bezi tam olarak (yani bezlemediğim halde gece de altını ıslatmayıp) bence önemli de bir başarıya imza atarak 3 günde bıraktı. Evet, tamı tamına 3 günde. Ne mi yaptım? İnanın bence ben hiçbir şey yapmadım. Kendisi hazırdı. Yani bu yazının başlığındaki gibi beylik lafları ancak Duru kuzu edebilir, ben değil :o)

Bundan böyle “isterlerse” onları bezlemeyeceğimi, çişlerini kakalarını nereye, nasıl yapacaklarını anlatarak başladım işe. Uzun süredir (Anadolu yakasına taşınmadan öncelerden beri) bana kaka ve çişleri geldiğinde söylemelerini rica ediyordum onlardan. Bu bez bıraktırma olayını ben zaten çok önceleri yapardım ama taşınmanın, çocuklar için çok büyük bir değişikilik olmasından ötürü, bez bıraktırma eyleminin mümkünse bu zamanlara denk getirilmemesi gerektiğini duymuş/okumuştum birkaç yerde. İstediğimiz semtlerde ev bulamayınca da taşınma işimiz yalan hikayesine dönmüş, bu iş te bu kadar uzamıştı. Neyse… O zamandan beri de hep teşekkür ediyordum bana çiş/kaka diye söylediklerinde.

Bende iki ayrı aparat var bu geçiş için. Biri bildiğiniz, en rahatından plastik bir lazımlık. Hatta onu da canım arkadaşım Gamze vermişti sağolsun :o)  Diğeri de sevgili Hülya’dan, tuniko.com  dan aldığım potette. Sanırım şu anda bu ürün onda satışta değil, ama ben ondan almıştım :o) Diyorum ya, ben bu işe baş koyalı çok oldu :o) Bu arada bence lazımlık olayının da klozete tuvalet yapmaya direkt geçmekten pek farkı yok, kimse kusura bakmasın. Lazımlığa yapan çocuk klozete tuvaletini yapmaz diye bir durum var mı bilmiyorum ben; hiç duymadım. Bence burada hassas konulardan biri “sifon çalıştırmak”. Yani çocuğun daha önce tuvalet yapıldıktan sonra sifon çalıştırıldığını ve tuvaletini yapan kişinin sifondan suyuyla birlikte klozetin içine akıp gitmediğini görmesi aslında. Çünkü bunun gerçekleşeceğinden korkan çok fazla çocuğun tuvalet yapmaya çekindiğini duymuştum. Aynı şey banyodan korkan çocuklar için de geçerli mesela.

Kaka da ayrı bir olay çoğu çocuk için sanırım. Bence benim bu yazımı okuyan annelerin %99’u gibi bir çoğunluğu, tuvaletini yapınca sifonu çekiyordur. Çekiyorsunuz değil mi? Hayır, ben dışarıda sürekli sifonu çekilmemiş tuvaletler görüyorum, umumi tuvaletlerde sürekli “oraya dokunma”” buraya elleme”, “sen sifonu çekme”, “orası pis” gibi laflar duyuyorum annelerden de, onlar kim, işte ben o kişileri merak ediyorum. Bence tuvalet eğitiminde en önemli şey, aslında çocuğumuzun kendi kişisel temizliğini (kız ocuklarında daha da önemli) ve etrafını nasıl temizleneceğini öğrenmesi. Bez bıraktırmak isteyen bir anne, eğer o güne kadar tuvaletini hep özel olarak kullanıp çocuğuna bu konuda bir bakıma rol model olmadıysa (tuvaletini yaparken çocuğu onu seyretmediyse ve dolayısıyla tuvalette tüm giysiler çıkarılıyor mu görmediyse… Tuvalet sonrası nasıl temizleniliyor bilmiyorsa… Tuvaletini yaptıktan sonra sifonu çeken, ellerini yıkayan bir rol modeli olmadıysa…) bence zorlanabilir. Ama bizde durum hiçbir zaman böyle olmadı/olamadı ve ben, belki de komik gelecek ama inanın uzun zamandır “Kızlaaaaarrr! Ben tuvalete gidiyorum, gelmek isteyenler gelebilir,” diye sesleniyorum evde resmen. Valla da yapıyorum bunu, billa da. Zira ben oradayken yaklaşık 15 saniye kadar sonra zaten “Anneeeeee!” diye bağırmaya başlıyorlar. Baştan önüne geçiyorum bu durumun diyelim ve bu mevzu burda kapatalım bence :o) (Çok önemli dip not: Çocuklarıma kendi vücutlarının çok özel ve kıymetli olduğunu, tuvalet yapmanın da çok özel bir şey olduğunu ama onların, ve sadece onların, ayırca sadece şimdilik benimle birlikte girebildiklerini, kendileri de büyüdüklerinde yalnız başlarına gireceklerini kendilerine onlarca kez anlattığımı belirtmek isterim)

Çocuğun durumu görmesi ve lazımlık kullanırsa eğer dışarıya çıkıldığında durumun ne olacağını görmesi açısından falan potette çok iyi mesela. Hatta şu en bilindik lazımlıklara göre içinin temizlenmesine falan gerek olmadan, içine yapılanları direkt poşetin ağzını kapatıp çöpe atmak gibi inanılmaz bir kolaylığı var. Lazımlığı tabii ki de temizlemek zorunda kalıyorsunuz. Potette’in dışarıda kullanımı ve taşınması da çok rahat. Ben mesela geçen gün gittiğimiz aile pikniğinde Duru kuzumu hemen ağaçların arasına çekip tuvaletini yaptırmak suretiyle bunu inanılmaz pratik bir şekilde kullandım. Genel tuvaletlerde de klozetlerin üzerine koyup oturtabilirsiniz miniğinizi bununla. Tercih sizin. Poşetinin içine en ucuzundan bir yenidoğan bezi yerleştirdiniz mi, torba hiçbir şekilde sızıntı da yapmıyor, aklınızda olsun. Ben potette’in kullanımı için okuyup en güzel bilgileri aldığım sevgili Gülderen’in şu sayfasına ( http://derenden.com/potette-kullananlar-icin-cakma-poset-yapimi/ ) yönlendireyim sizi. Zira o, inanılmaz güzel anlatmış. Bir de benim anlatmama gerek yok.

Ben bu yazıyı uzattıkça uzatıyorum, okumak sizin için zorlaşacak anlaşılan. Bu durumda olayı birkaç yazıya bölelim ve bundan sonraki yazım “Duru Case” olsun ;o) nasıl bir sistem kullandığımı, neler yaptığımı, verdiğim ödül/teşvikleri (evet ödül/teşvik var!) bir sonraki yazının konusu olarak belirlemiş olalım ;o)

Hepinize keyifli günler.

Comments
One Response to “Çocuğunuza 3 Günde Bezi Bıraktırabilmeniz Mümkün! – 1.Yazı”
  1. YASEMİN says:

    İkinci yazıyı bulamadım belki de henüz yazamadınız. Ben de yakın zamanda başlamayı düşünüyorum. Merakla bekliyorum.

Leave A Comment