Evli Erkek-Bekar Hatun Kaçamakları

Zaman eskisi gibi değil artık. Her kadın evlen(e)miyor. Kimi evlenmek istemediği, kimi doğru adayı bulamadığı için. Şu ya da bu sebepten, bekar hatunların sayısı gitgide artıyor.

Bu durum tabii evli erkeklerin de gözünden kaçmıyor. Etraflarında birbirinden güzel, şık hatunla akşamlara kadar aynı ofis içinde çalışmak kimileri için akıl çelici.

Eh bir de bu erkek evinde aradığı huzuru bulamamışsa buyrun buradan yakın durumu sözkonusu olabiliyor. (Gerçi bana göre erkeklerin eşlerini aldatmaları için çoğu zaman evlerinde aradıkları huzuru bulamamış olma bahanesine ihtiyaçları yok ama, neyse)

Hal böyle olunca başlıyor evli erkeğimiz ofiste beğendiği hatunla flörtleşmeye.

Bu aşamada şunu belirtmek isterim: Kadınlarımız nedense her zaman hemcinslerini suçlarlar bu aldatma meselesinde. “Dişi köpek kuyruğunu sallamıştır” onların erkeğini elde edebilmek için. Ben buna asla katılmıyorum. Sözkonusu olan özellikle “evli” bir erkek olduğunda benim etrafımdaki arkadaşlarımdan duyup gördüğüm her zaman evli erkeğin, kadını baştan çıkarmak için bolca çaba sarfedip taklalar attığı. Hem zaten dişi köpeğin salladığı kuyruğa tav olabilen bir erkekse sözkonusu olan, bunu da belki ayrıca masaya yatırmak gerekebilir.

Medyatik Hüsnü Şenlendirici – Deniz Seki ilişkisinde bile hatırlarsanız Nazire Hanım ve aslında Türkiye’deki herkes Deniz Seki’yi suçlamıştı bu hususta. Ama gelin görün ki Hüsnü de, Deniz de aslında Deniz’in bu ilişkiden uzak durmak için elinden geleni yaptığını, sonunda Hüsnü’nün tüm çabalarına yenik düştüğünü açıklamışlardı inanılmak istenilenin tersine. Zaten Hüsnü Şenlendirici’nin Deniz’den sonra da kırmaya devam ettiği cevizlerden, nasıl bir evlilik anlayışı olduğunu az çok da olsa anlayabilmek mümkün.

Burada aldatmayı hoş göstermeye çalışmadığımı, tersine asla onaylamadığımı, ama eğer ortada işlenen bir “suç” varsa bunun cezasının tek başına kadının omuzlarına bırakılmaması gerektiğini savunduğumun altını çizmek isterim.

Neyse… Mesajlaşmalar, telefon görüşmeleri, öğle yemekleri derken… İş arkadaşlığı sevgili olmaya kadar varıyor.

Bu aşamada erkek başlıyor kıvırmaya :

Genelde “Karımla aramız zaten çok kötü; boşanmayı düşünüyoruz” diye başlayan “aldatmaya giriş” bahaneleri yerini bir sonraki aşama olan “Seninle birlikte olduğum için karımla beraber olamıyorum artık. Sana ihanet etmemek için yataklarımızı ayırdık” lara devrediyor.

Karısını da seviyor tabii bu evli sevgili ama bir eş gibi değil. Sadece çocuklarının annesi olarak.

Bu arada sizde de gün içinde gönderilen çiçekler, alınan küçük hediyeler, son derece romantik yerlerde yenen akşam yemekleri ve tabii kaçamak öpücükler falan derken aşk bacayı sarıyor.

Aklınızdan her geçeni yapan düşünceli adam, sizi düşündüğünü belli etmek için beğeneceğinize emin olduğu her şeyi yapıyor.
Sürprizli bir erkek ne de olsa sizin evli sevgiliniz. Bu kaçamağın hayatına kattığı tempo ona çok iyi geliyor bir süreliğine de olsa. Yüzü gülüyor işyerinde; hiç olmadığı kadar mutlu bir havaya bürünüyor. Geceleri sizinle geçirebiliyor mesela arada sırada da olsa. Akşam yemekleri için zaten eşine başka birileriyle iş yemeğinde olduğunu söylemek kolay olduğundan genelde birlikte yiyorsunuz.

Zaten aklından geçen en kısa zamanda sizinle aynı evde yaşamaya başlamak. (Burada işi biraz daha abartmak isteyenler kız arkadaşla ayrı bir eve geçiş yapabiliyor.)

İş seyahatleri düzenleniyor bir şekilde ikinizin de katılabileceği ve bu güzel kaçamaklar, romantik ilişkinizi iyiden iyiye vazgeçilmez kılıyor sizin için.

Taa ki o güzel günler yerini evli sevgilinizin “zorunlu olduğu için” ailesiyle birlikte geçirmesi gereken özel günlerin sayısında birdenbire ortaya çıkan bir artışa, aramalarınıza cevap vermemelere, size söz verip hazırlattığı akşam yemekleri başında bir elinizde telefon bir elinizde şarap kadehi sabahlara kadar ağlamalarınıza bırakana dek.

Bu aşamada evli sevgilinizin eşi ilişkinizi öğrenmiş oluyor ve aslında o, sizi karısının şirretliğinden uzak tutmaya çalıştığı için bir müddet ilişkinizi rölantiye alıyor. Gördüğünüz gibi her şey sizin iyliğiniz için. Bu yalana da inanıyorsunuz; hem inanmak istedikten sonra yalana da gerek yok ki. O, sizin gözünüzle bakıldığında aslında sizi seven, karısı bıraksa sizinle birlikte olmayı çoktan tercih etmiş, hayatının anlamını sizin yanınızda bulmuş bir adam. Ama evli sevgiliniz sayesinde eşinin de tek görebildiği kocasının peşinden koşan bir …….. olduğunuz. (Bu noktaları istediğiniz, uygun bulduğunuz bir “kötü” kelime ile doldurabilmeniz mümkün.) Her şey sizin yüzünüzden oldu; evliliklerinin dağılma aşamasına gelmiş olmasının tek sebebi ve sorumlusu sizsiniz.

Yavaş yavaş azalan görüşmeler, evli sevgilinizin sizinle birlikte olmak uğruna ihmal ettiği çocuklarına daha fazla zaman ayırmaya başlaması ile iyice seyrekleşiyor. Bu “ikili” ilişkide en çok sevilen, değer verilen kadın olma konumunuzdan, bu “üçlü” ilişkideki istenmeyen/yuva bozan kadın konumuna geçişiniz epey hızlı ve dolayısıyla sert oluyor.

Bunları nereden mi biliyorum?

Dün geceyi, evli sevgilisinin ardından iki gözü iki çeşme ağlarken destek olmaya çalıştığım kız arkadaşımdan ve aylardır ondan dinlediğim bu yasak ilişkisinden.

“Bekara koca boşamak kolay” derler; ben de çok doğru bulurum bu sözü. Dolayısıyla burada kimseye akıl vermenin ne niyetindeyim ne de bu benim haddime.

Ama demem o ki, eğer aranızda bu yazıyı okuyup da bu şekilde bir ilişkiye başlamak üzere olanlar varsa, bir daha düşünsünler.

Umarım değildir ama gördükleriniz, aslında görmek istedikleriniz olabilir.

Kesin beğenmişsinizdir :o) Paylaşsanıza :
Leave A Comment